You are currently browsing the tag archive for the 'Mobbing (Duygusal Taciz)' tag.
BİR ÇEŞİT İLETİŞİM VİRÜSÜ: Duygusal Taciz
Cogito ergo sum.
Rene Descartes
Descartes düşünüyorum o halde varım demis. Bu çerçevede iletişim kuruyorum o halde varım demek yanlış olmasa gerek. İletişim kurduğumuz ve iletişim kurulabildiğimiz ölçüde yaşamı ve yaşadığımızı hissediyoruz. İletişimin olmadığı bir bünye biyolojik anlamda yaşıyor olsa da bir anlamda olmuştur ve yoktur. İletişim kurmak ben varım demektir aynı zamanda. Nasılki bir kanser virüsü yavaş yavaş canlı bedeni ölüme yaklaştiriyorsa , bir çeşit iletişim virüsü olan duygusal tacizde bireyleri yaşayan ölüler haline getirebilmektedir. Bu yazı zaman zaman her insanın karşı karşıya kalabileceği duygusal taciz konusunda bir farkındalık oluşturma amacı taşımaktadır read more…….
Genel anlamda mobbing “bir işyerinde, bir apartmanda veya bir mahallede birlikte yaşayan bir grup insan, çok küçük bazı farklılıklarından ötürü (bu farklılıklar ille de olumsuz özellikler olmak zorunda değildir), içlerinden birisini, bilinçli/kasıtlı olmaksızın kurban olarak seçerler ve giderek artan bir tempoda onu beceriksiz, geçimsiz olarak algılamaya başlayıp itici davranışlarıyla bu kişiyi gerçekten de beceriksiz, geçimsiz, mutsuz, sorunlu bir insan haline getirirler; o kişiyi psikolojik ve fiziksel anlamda ciddi olarak zedelerler .
Zayıf kişilikli insanlar “güç”ten yana tavır takınarak, mobbing mağduruyla ilişkilerini en asgari düzeyde tutarlar, … read more…
mobbing hakkinda daha fazla bilgi icin click click
MOBBİNGCİNİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Mobbingci antipatik kişiliklidir: Mobbingciler, genellikle kendi itibarlarını yükseltmek ve ihtirasları uğruna, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmezler. Aşırı denetleyici, korkak ve sinirli bir yapıya sahiptirler. Daima güçlü olma isteği içindedirler. Korku ve güvensizliklerini bir başkasına çamur atarak yenmeye çalışırlar. Kendi hasta kişiliklerini saklamak amacıyla diğerlerinin manevi gelişimini önleyecek şekilde güç kullanma eğilimindedirler. Bu nedenle hep ‘günah keçisi’ arayışı içindedirler.
Mobbingci ayrıcalıklı ve vazgeçilmez olduğuna inanır: Mobbingciler, örgüt hiyerarşisinde kendilerinin güç uygulama ayrıcalığına sahip olduklarını düşünürler. Gerilimden beslenirler ve stresli bir örgütsel iklim, en arzu ettikleri doğal çevreyi sağlar. Bunlar, yönetici olamadıkları gibi liderlik vasıfları da yoktur. Örgütte idareci olmak veya idarecilik pozisyonlarını korumak için çırpınıp dururlar.
Mobbingci narsist kişiliğe sahiptir: Mobbing yapan iş arkadaşları, birine daha iyi çalıştığı, daha çok sevildiği için içerleyebilir. Performansları kendilerinden daha iyi ve daha üretken biriyle kıyaslanacağı için, yetenekli olana karşı psikolojik şiddet uygulamayı tek çıkar yol olarak görürler. Bu nedenle, basamakları kendi adımlarıyla çıkmak yerine, yukarıdakini kendi seviyelerine düşürmeye çalışırlar.
Mobbingci düşmanlık yapmaktan kendini alamaz: Mobbingci örgüt hiyerarşisinin neresinde bulunursa bulunsun, başarıya azmetmiş bireylere karşı yıldırma politikası gütmeyi, önemli bir görev olarak görür. Ben merkezci ve egoist insanlar oldukları için, örgütsel etik değerleri hiçe sayar ve örgütsel çıkarları göz ardı ederler. Onlara göre örgüt ve çalışanlar onlar için vardır. Onların çıkarıyla örgütün çıkarı aynı anlama gelir.
Mobbingci, sadist kişiliğe sahiptir: Sadist ruhlu mobbingciler, yaptıkları eziyetten haz duyarlar. Özel ve toplumsal çevrelerinde dışlandıkları için, kurumsal kimliklerini kullanarak, astlarına ve bazen eşit statüdeki insanlara karşı çok saygısız, kaba ve saldırgan davranırlar.
Mobbingci, önyargılı ve duygusaldır: Duygusal taciz uygulayanların davranışlarının rasyonel temeli ve izahı yoktur. Mağdurun şiddete maruz kalması; dinsel, sosyal veya etnik bir nedene dayanabileceği gibi, gösterdiği yüksek bir performans, elde ettiği bir fırsat, beklenmeyen bir terfi veya ödül, mobbingcileri harekete geçirmeye yeter. Hatta onun sevmediği birine benzemek bile kurbana saldırı için bir neden olabilir.
Mobbingci kötü kişiliklidir: Kötü kişilikli mobbingciler için kendilerinin dışındaki herkes, ‘kendiliğinden değersiz’dir.
Mobbingci genellikle çalışkandır: Genellikle çalışkandır; ancak yaptığı her işi abartır, başkalarının işini ise küçümser. Sürekli işlerinin çokluğundan ve zorluğundan bahseder. Psikolojik şiddet uygulayabilmek için kendilerinin olmaması durumunda bu ‘çok zor ve önemli’ işleri yapacak kimsenin olmayacağını düşünürler read more…
Duygusal tacize uğrayan kişilerin daha çok pratik, zeki, işine bağlı, sorumluluk sahibi, kendini işine adamış, başarıya önem veren ve politik veya diplomatik davranmayıp olduğu gibi davranmayı tercih eden kişiler olduğunu vurgulayan Dereli, bu kişilerin kıskanıldığı, grubun çıkarlarına uymadıkları için böylesi olaylara maruz kaldıklarını bildirdi. Taciz uygulayanların, kendine güveni olmayan ve açık iletişim kuramayan kişiler olduğunu dile getiren Dereli, bu kişilerin daha çok kendini üstün göstermeye çalışan, ikiyüzlü, duyarsız, aşırı denetleyici, korkak, sinirli, korku ve güvensizliğini başkalarını alçaltarak kendini yükseltmeye çalışma gibi özellikleri olduğunu vurguladı. Tacize maruz kalan kişilerde güven kaybı ve kaygıyla birlikte iş veriminde düşüş görüldüğünü belirten Dereli, kaygı içinde olan kişilerin daha çok hata yaptığını, sinirlerine hakim olamayarak depresyona girdiğini ve intihara kalkıştıklarını söyledi.
Tacize uğrayan kişilerin kesinlikle kendilerini kurban rolünde görüp durumu kabullenmemesi gerektiğine dikkat çeken Dereli, ‘durumu idare edeyim’ düşüncesinin tacizciye fırsat vererek davranışların şiddetini artırarak devam etmesine neden olacağını kaydediyor read more…

Recent Comments