You are currently browsing the tag archive for the 'liderlik' tag.
Elindeki gucu baskalarini ezmek icin kullananlar, elbette birgun ezdikleri baslarin ayaklari altinda kalmaktan kurtulamayacaklardir.
Lider elindeki gucu dogru kullanabildigi olcude etkin olabilecektir. Olcusuzce kullanilan guc ve otorite, etkisiz bir liderlik ile sonuclanacaktir. Aslinda guc veya otorite lider yoneticinin etkin oldugu organizyonun hedeflerini gerceklestirmek icin bir aractir. Elindeki araci (otoriteyi) etkin kullanabilen lider, bireylerin is tatminini maksimuma cikartabilirken; aksi durumlarda bireyler organizasyondan kacis icin firsat kollarlar… devami…
Yüze karşı söyleme cesareti hiçbir zaman olmamış ve olamayacak gibidirler. Sizi çevreleyen insanları size karşı çoğu zaman gizli, nadirende açık bir şekilde içlerindeki zehiri akıtarak yavaş yavaş zihinlerini bulandırırlar. “Onur” belkide hiçde tanışık olmadıkları bir kelimedir onlar için. Utanmazca boyun büküp size özürler dilerken, köşede kendi halinde olan insanlara sizin hakkınızda atıp tutmaktan çekinmeyecek kadar da arsızdırlar. Zannederki başa sardıkları çorapların imalatçısı hiçbir zaman farkedilmeyecek. Fakat bu bir avuntudan daha ötesi değildir. Dedik ya zihinler bulanır etraflarında iken fakat sonsuz değildir bu bulanıklık… Er yada geç gerçekler anlaşılır, berraklaşır ve böylelikle teker teker uzaklaşma sürecine girilir ve görmek dahi istenilmez… Fakat yeni kurbanlar her zaman olacaktır… Lider uyanık olmak zorundadır… Böyle tiplerin vereceği zararlar bir organizasyonu alt-üst edecek güçtedir. Erken farkedilip gerekli önlemler alınmazsa ne lider kalır ne organizasyon…

Hiyerarşik örgütler daha çok yönetim perspektifini benimsemişlerdir. Bu bakış açısı ayrıca transaksiyonel liderlik olarakda adlandirilmiştır. Bürokratik yönetim biçimini birçok güvenlik örgütü yöneticisi tarafından tercih edilmektedir (Baker, 2006; Bennet & Hess, 2001; Engel, 2001). Paramilitarist perspektifi benimsemiş geleneksel polislik yöntemi, vatandaş ve polis arasında iletişim kopukluğuna yol açmıştır (Murray, 2005). Hiyerarşik örgütlerde (politik bir parti, asker, polis veya bir firma)üst rütbelerin veya makamların alt rütbeler veya makamlar üzerindeki üstünlüğü ve kontrol gücü bulunmaktadır. Bu tip ilişkiler emir-komuta zinciri olarakda adlandirilmiştir. Hiyerarşik örgütlerde yöneticileri şartlar ortaya çıkarmamıştır, genelde yöneticiler atanarak bulundukları makamlara gelmişlerdir. Bu tip organizasyonlarda üst konumdaki bireyler ile alt konumdaki bireyler arasındaki ilişki baba-çocuk arasındaki ilişkiyi çağrıştırmaktadır. Bir üstün astına “çocuk” diye hitap etmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Örnek verecek olursak, bir şube müdürü-büro amirine, bir emniyet amiri- başkomisere veya bir binbaşı-yüzbaşıya çocuk diye hitap edebilmektedir. Bu tip konuşmalar genelde aynı rütbede bulunan bireylerce astları hakkında olmaktadır. (Bir çok durumda yaş farkının 2-3 yıl olduğu gözardı edilmemelidir) Alt rütbedekiler, üst rütbedeki bireyler tarafından korunup kollanılır veya duruma gore görmemezlikten gelinir. Verilen emirler sorgulanmaksızın takip edildikçe babanın yanı üst rütbedekilerin takdir ve iltifatları için kapı aralanmış olur. Aksi durumlarda yaramaz çocuk misali değişik disiplin yöntemleri devreye girmektedir devami icin…
Liderlik her zaman akademik ve iş dünyasında cazip ve popüler bir araştırma konusu olmuştur. Bu popülerite liderlik alanında bir çok farklı yaklaşımların oluşmasına yol açmıştır. 20. yüzyıl başlarında araştırmacılar liderlerin lider olmayanlardan farklılıkları üzerine yoğunlaşmışlarsa da, 1950’ li yıllardan itibaren durumsal etkenler konusuna daha çok yoğunlaşılmıştır. 20. yüzyılın sonları 21. yüzyılın başlarında ise liderin karakteristik özellikleri durumsal etkenlerle birlikte incelenmeye başlanmıştır. Kimilerince yönetim anlayışından liderlik anlayışına bir geçiş olduğu iddia edilse de bazı araştırmacılar lider-yönetici sentezini bir alternatif olarak sunmuşlardır. Kısacası herkesin lider ve liderlik anlayışı farklı olabilmektedir. Bu farklılıklar sayısız liderlik tanımıyla sonuçlanmıştır.
Önemli olan nokta şudur ki, liderlik önemi yadsınamaz bir gerçekliktir çünkü bir organizasyon liderin ellerinde şekillenmektedir. Bireyler çoğu zaman kendilerini liderlerine göre şekillendirmektedirler ve böylelikle iyi bir lider organizasyonların amaçlarına ulaşmasında etkin bir rol oynarken, kötü bir liderlikte organizasyonlar yokluğa mahkum olabilmektir.
İnceleme ve Stratejik Araştırmalar Forumu (İSREF) olarak Mayıs ayı süresince “liderlik” konusunu tüm yönleriyle tartışmaya açıyoruz. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere birbirinden değerli akademisyenlerimiz Türkçe ve İngilizce dillerinde sizlerle yazılarını paylaşacaklardır. İngilizce yazılar isref.org’un İngilizce sayfasında, Türkçe yazılar da isref.org’un Türkçe sayfasında yayımlanacaktır. Ayrıca bu yazıların isref.org’ da yayımından sonra, yazım diline göre, İSREF Perspektif (Türkçe) veya İSREF Perspective (İngilizce) ‘in Mayıs 2008 sayısında yayımlanacaktır.

İnceleme ve Stratejik Araştırmalar Forumu (ISREF) mayıs ayı türkçe sayfalarında “liderlik” konusunu tüm yönleriyle tartışmaya açıyor. Liderlik önemlidir çünkü bir organizasyon liderin ellerinde şekillenmektedir. Bireyler çoğu zaman kendilerini liderlerine göre şekillendirmektedirler ve böylelikle iyi bir lider organizasyonların amaçlarına ulaşmasında etkin bir rol oynarken; kötü bir liderlikte organizasyonlar yokluğa mahkum olabilmektir.
Liderlik her zaman akademik ve iş dünyasında cazip ve popüler bir araştırma konusu olmuştur. Denebilirki herkesin lider ve liderlik anlayışı farklı olabilmektedir. Bu farklılıklar sayısız liderlik tanımıyla sonuçlanmıştır.
Liderlik denilince akla gelebilecek başlıklar aşağıda sıralanmıştır.
- · Liderlik Nedir ve Lider kimdir?
- · Lider ve Yönetici arasındaki farklar nelerdir?
- · Günümüzde liderlikten yönetime bir geçiş olduğu iddia edilebilir mi?
- · Liderlik ve Yönetim Teorileri
- · Liderleri, lider olmayanlardan ayıran özellikler nelerdir?
- · Liderlik ve Duygusal Zeka
- · Krizlerde liderlik ve yönetim
- · Liderlikte güvenilirlik neden önemlidir?
- · Kurumsal değişim ve dönüşümlerde liderin rolü nedir?
- · Liderlik stillerinin organizasyonların başarısında rolü nedir?
- · Lider doğulur mu yoksa lider olunur mü?
- · Liderlik eğitim programlarının etkinliği
- · Bürokratik, militarist ve paramilitarist organizyonlarda liderlik.
- · Kamu ve özel sektörde liderlik
- · Bir organizasyonda başarılı olan lider başka bir organizasyonda da başarılı olabilir mi?
- · Liderlerin kişilik özellikleri ve başarısı arasında ne tür bir ilişki vardır.
Yukarıda sıralanmış başlıklar tamamen fikir vermek amacıyla yazılmış olup, herhangi bir sınırlama anlamına gelmemektedir. Liderlik konusunun tüm yönleriyle ele alınacağı Mayıs ayı çalışma dosyamızda siz değerli araştırmacı-yazarlarımızı karanlıkta mum yakmaya davet ediyoruz. Yazacağınız makalelerin konu başlıklarını 30 Nisan akşamına kadar (ftepe@hotmail.com) e-posta adresine gönderebilirsiniz. Konu başlıkları ulaştıktan sonra yazıların yayımlanma sırası belirlenerek yazarlarımızla paylaşılacaktir.
İngilizce gönderilen yazılar isref.org’un İngilizce sayfasında, Türkçe gönderilen yazılar da isref.org’un Türkçe sayfasında yayımlanacaktir. Ayrıca bu yazılar isref.org da yayımdan sonra, yazım diline göre, ISREF Perspektif (Türkçe) veya İSREF Perspective (İnglizce) ‘in Mayıs 2008 saysında yayımlanacaktir.
Saygılarımızla,
ISREF
Liderlik bir cesit etkileme sanatidir… Elindeki gucu sadece insanlari etkilemek amaciyla kullanmaktir… Eldeki guc kontrol amacli kullanildiginda ortaya cikan duruma liderlik degil yonetim denir. Cunku yonetimin 5 fonksiyonundan biri kontroldur.
Frenchman Henri Fayol[3] considers management to consist of five functions:
Lider kontrol eden degil etkileyebilen ve yonlendirebilendir…
Fakat kontrol etme gudusu bazilarinda hastalik duzeyindedir… Etraflarindaki herkesi ve herseyi kontrol etmeye calisirlar.. Fakat aci olan sudurki kontrol etmeye calisdikca kendimizi dahi kontrol edemez hale geliriz… Yani cevremiz ve cevremizdekilere zarar verdigimiz yetmedigi gibi birde kendimizi yipratir dururuz..
Cunku hicbir zaman gercek anlamda sizin kontrolunuz mumkun olamayacaktir.. kendinizi yipratmanizin alemi yok…
Cozum yollarindan biri William Glasser M.D. ‘in secme/secim teorisi (choice theory) olabilir.
Evinde bir cocugu dahi idare edebilme yetisinden yoksun insanlarin devlet idare etmeye calismasi kadar gulunc birsey olamaz. Aslinda ilk liderlik egitimini ailemizden almaktayiz… sonra kendimiz ebeveyn oldugumuzda aile ortaminda sergiledigimiz tutum ve davranislarda bir anlamda liderliktir… Basit bir ornek vermek gerekirse herseye mudahele edip cocugunu surekli kontrol altinda tutmaya calismak sizin yonetici bir ebeveyn oldugunuzun gostergesidir. Fakat cocugunuza alternatifler sunup onun alternatifler arasinda secim yapmasi sizin lider bir ebeveyn oldugunuzun gostergesidir. Lider ebeveyn elindeki gucu cocuklarini kontrol amacli degil etkilemek ve yonlendirmek amaciyla kullanirlar… Simdi evinde cocuguna dahi guc gosterisi yapmaktan cekinmeyen biri, hiyerarsik yapilarda astlarina gucu gostermemesi ve hissettirmemesi icin bir sebep yoktur aslinda. Lider biri yine hiyerarsik orgutlerde elindeki gucu alternatifler sunarak yine istedigi sekilde astlarini idare etme ve yonlendirme amacli kullanir.
Liderlikte gonulluluk esastir, yoneticilikte gonul faktoru devre disi birakilir… Kimin uzun vadede etkin olacagini tahmin etmek zor olmasa gerek…

image source: poster.net
Leadership is not just for leaders anymore. Top companies are beginning to understand that sustaining peak performance requires a firm-wide commitment to developing leaders that is tightly aligned to organizational objectives — a commitment much easier to understand than to achieve. Organizations must find ways to cascade leadership from senior management to men and women at all levels. As retired Harvard Business School professor John P. Kotter eloquently noted in the previous issue of strategy+business, this ultimately means we must “create 100 million new leaders” throughout our society. (See “Leading Witnesses,” s+b, Summer 2004.) read more

Recent Comments