You are currently browsing the category archive for the 'Health (saglik)' category.
What do brain surgeons know about cellphone safety that the rest of us don’t?
Last week, three prominent neurosurgeons told the CNN interviewer Larry King that they did not hold cellphones next to their ears. “I think the safe practice,” said Dr. Keith Black, a surgeon at Cedars-Sinai Medical Center in Los Angeles, “is to use an earpiece so you keep the microwave antenna away from your brain.”
Dr. Vini Khurana, an associate professor of neurosurgery at the Australian National University who is an outspoken critic of cellphones, said: “I use it on the speaker-phone mode. I do not hold it to my ear.” And CNN’s chief medical correspondent, Dr. Sanjay Gupta, a neurosurgeon at Emory University Hospital, said that like Dr. Black he used an earpiece.
Along with Senator Edward M. Kennedy’s recent diagnosis of a glioma, a type of tumor that critics have long associated with cellphone use, the doctors’ remarks have helped reignite a long-simmering debate about cellphones and cancer… read more
Brain expert warns of huge rise in tumours and calls on industry to take immediate steps to reduce radiation
By Geoffrey Lean
image: gizmowatch
Sunday, 30 March 2008
Mobile phones could kill far more people than smoking or asbestos, a study by an award-winning cancer expert has concluded. He says people should avoid using them wherever possible and that governments and the mobile phone industry must take “immediate steps” to reduce exposure to their radiation.
The study, by Dr Vini Khurana, is the most devastating indictment yet published of the health risks.
It draws on growing evidence – exclusively reported in the IoS in October – that using handsets for 10 years or more can double the risk of brain cancer. Cancers take at least a decade to develop, invalidating official safety assurances based on earlier studies which included few, if any, people who had used the phones for that long read more…
The push-up is the ultimate barometer of fitness. It tests the whole body, engaging muscle groups in the arms, chest, abdomen, hips and legs. It requires the body to be taut like a plank with toes and palms on the floor. The act of lifting and lowering one’s entire weight is taxing even for the very fit.
“You are just using your own body and your body’s weight,” said Steven G. Estes, a physical education professor and dean of the college of professional studies at Missouri Western State University. “If you’re going to demonstrate any kind of physical strength and power, that’s the easiest, simplest, fastest way to do it.” read more…
Living past 90, and living well, may be more than a matter of good genes and good luck. Five behaviors in elderly men are associated not only with living into extreme old age, a new study has found, but also with good health and independent functioning.
The behaviors are abstaining from smoking, weight management, blood pressure control, regular exercise and avoiding diabetes. The study reports that all are significantly correlated with healthy survival after 90 read more….
Researchers have found a correlation between drinking diet soda and metabolic syndrome — the collection of risk factors for cardiovascular disease and diabetes that include abdominal obesity, high cholesterol and blood glucose levels — and elevated blood pressure read more…
image source:cbsnews.com
YOU know what is supposed to happen when you grow old. You will slow down, you will grow weak, your steps will become short and mincing, and you will lose your sense of balance. That’s what aging researchers consistently find, and it’s no surprise to most of us.
But it is worth remembering that the people in those studies were sedentary, said Dr. Vonda Wright, a professor of orthopedics at the University of Pittsburgh.
Dr. Wright, a 40-year-old runner, decided to study people who kept training as they got older or began competing in middle age. She wanted to know what happens to them and at what age does performance start to decline.
Their results are surprising, even to many of the researchers themselves. The investigators find that while you will slow down as you age, you may be able to stave off more of the deterioration than you thought. Researchers also report that people can start later in life — one man took up running at 62 and ran his first marathon, a year later, in 3 hours 25 minutes read more…
image source: http://www.caj.ca/
Genel anlamda mobbing “bir işyerinde, bir apartmanda veya bir mahallede birlikte yaşayan bir grup insan, çok küçük bazı farklılıklarından ötürü (bu farklılıklar ille de olumsuz özellikler olmak zorunda değildir), içlerinden birisini, bilinçli/kasıtlı olmaksızın kurban olarak seçerler ve giderek artan bir tempoda onu beceriksiz, geçimsiz olarak algılamaya başlayıp itici davranışlarıyla bu kişiyi gerçekten de beceriksiz, geçimsiz, mutsuz, sorunlu bir insan haline getirirler; o kişiyi psikolojik ve fiziksel anlamda ciddi olarak zedelerler .
Zayıf kişilikli insanlar “güç”ten yana tavır takınarak, mobbing mağduruyla ilişkilerini en asgari düzeyde tutarlar, … read more…
mobbing hakkinda daha fazla bilgi icin click click
MOBBİNGCİNİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Mobbingci antipatik kişiliklidir: Mobbingciler, genellikle kendi itibarlarını yükseltmek ve ihtirasları uğruna, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmezler. Aşırı denetleyici, korkak ve sinirli bir yapıya sahiptirler. Daima güçlü olma isteği içindedirler. Korku ve güvensizliklerini bir başkasına çamur atarak yenmeye çalışırlar. Kendi hasta kişiliklerini saklamak amacıyla diğerlerinin manevi gelişimini önleyecek şekilde güç kullanma eğilimindedirler. Bu nedenle hep ‘günah keçisi’ arayışı içindedirler.
Mobbingci ayrıcalıklı ve vazgeçilmez olduğuna inanır: Mobbingciler, örgüt hiyerarşisinde kendilerinin güç uygulama ayrıcalığına sahip olduklarını düşünürler. Gerilimden beslenirler ve stresli bir örgütsel iklim, en arzu ettikleri doğal çevreyi sağlar. Bunlar, yönetici olamadıkları gibi liderlik vasıfları da yoktur. Örgütte idareci olmak veya idarecilik pozisyonlarını korumak için çırpınıp dururlar.
Mobbingci narsist kişiliğe sahiptir: Mobbing yapan iş arkadaşları, birine daha iyi çalıştığı, daha çok sevildiği için içerleyebilir. Performansları kendilerinden daha iyi ve daha üretken biriyle kıyaslanacağı için, yetenekli olana karşı psikolojik şiddet uygulamayı tek çıkar yol olarak görürler. Bu nedenle, basamakları kendi adımlarıyla çıkmak yerine, yukarıdakini kendi seviyelerine düşürmeye çalışırlar.
Mobbingci düşmanlık yapmaktan kendini alamaz: Mobbingci örgüt hiyerarşisinin neresinde bulunursa bulunsun, başarıya azmetmiş bireylere karşı yıldırma politikası gütmeyi, önemli bir görev olarak görür. Ben merkezci ve egoist insanlar oldukları için, örgütsel etik değerleri hiçe sayar ve örgütsel çıkarları göz ardı ederler. Onlara göre örgüt ve çalışanlar onlar için vardır. Onların çıkarıyla örgütün çıkarı aynı anlama gelir.
Mobbingci, sadist kişiliğe sahiptir: Sadist ruhlu mobbingciler, yaptıkları eziyetten haz duyarlar. Özel ve toplumsal çevrelerinde dışlandıkları için, kurumsal kimliklerini kullanarak, astlarına ve bazen eşit statüdeki insanlara karşı çok saygısız, kaba ve saldırgan davranırlar.
Mobbingci, önyargılı ve duygusaldır: Duygusal taciz uygulayanların davranışlarının rasyonel temeli ve izahı yoktur. Mağdurun şiddete maruz kalması; dinsel, sosyal veya etnik bir nedene dayanabileceği gibi, gösterdiği yüksek bir performans, elde ettiği bir fırsat, beklenmeyen bir terfi veya ödül, mobbingcileri harekete geçirmeye yeter. Hatta onun sevmediği birine benzemek bile kurbana saldırı için bir neden olabilir.
Mobbingci kötü kişiliklidir: Kötü kişilikli mobbingciler için kendilerinin dışındaki herkes, ‘kendiliğinden değersiz’dir.
Mobbingci genellikle çalışkandır: Genellikle çalışkandır; ancak yaptığı her işi abartır, başkalarının işini ise küçümser. Sürekli işlerinin çokluğundan ve zorluğundan bahseder. Psikolojik şiddet uygulayabilmek için kendilerinin olmaması durumunda bu ‘çok zor ve önemli’ işleri yapacak kimsenin olmayacağını düşünürler read more…
Duygusal tacize uğrayan kişilerin daha çok pratik, zeki, işine bağlı, sorumluluk sahibi, kendini işine adamış, başarıya önem veren ve politik veya diplomatik davranmayıp olduğu gibi davranmayı tercih eden kişiler olduğunu vurgulayan Dereli, bu kişilerin kıskanıldığı, grubun çıkarlarına uymadıkları için böylesi olaylara maruz kaldıklarını bildirdi. Taciz uygulayanların, kendine güveni olmayan ve açık iletişim kuramayan kişiler olduğunu dile getiren Dereli, bu kişilerin daha çok kendini üstün göstermeye çalışan, ikiyüzlü, duyarsız, aşırı denetleyici, korkak, sinirli, korku ve güvensizliğini başkalarını alçaltarak kendini yükseltmeye çalışma gibi özellikleri olduğunu vurguladı. Tacize maruz kalan kişilerde güven kaybı ve kaygıyla birlikte iş veriminde düşüş görüldüğünü belirten Dereli, kaygı içinde olan kişilerin daha çok hata yaptığını, sinirlerine hakim olamayarak depresyona girdiğini ve intihara kalkıştıklarını söyledi.
Tacize uğrayan kişilerin kesinlikle kendilerini kurban rolünde görüp durumu kabullenmemesi gerektiğine dikkat çeken Dereli, ‘durumu idare edeyim’ düşüncesinin tacizciye fırsat vererek davranışların şiddetini artırarak devam etmesine neden olacağını kaydediyor read more…
By ANAHAD O’CONNOR

By TARA PARKER-POPE
By NICHOLAS BAKALAR
By GINA KOLATA
Recent Comments