You are currently browsing the monthly archive for January, 2008.
Yazar / Engin Ardıç
Bugün canım yazı yazmak istemiyor.
Yok canım, Çetin Altan’ın 29 Nisan 1960 sabahı çektiği numarayı çekmiyorum, isteyip de yazamadığım hiçbir konu yok. Elimi kolumu tutan yok, Allah Serdar’dan razı olsun.
(Allah dedi, gerici bu herif, gerici!)
Fakat zaman zaman içimi derin bir bezginlik kaplıyor.
Hava karanlık, kar yağıyor, doğalgaz basıncı düşmüş, ev ısınmıyor, kapıcı gazeteleri getirdi ama ekmeği getirmedi, kedim koltukları tırmalamakla kalmayıp köşeye de bir güzel işedi, acaba bunların da etkisi var mı?
Yoksa gecenin bir vakti, hatta rüyada bile yazı konusu düşünmenin gizli yorgunluğu mu?
“Laf anlatamamaktan” kaynaklanan ve zaman zaman basının da, gazetenin de, köşenin de, maaşın da içine tükürme isteği uyandıran bir sıkıntı bu. devami icin…
Genel anlamda mobbing “bir işyerinde, bir apartmanda veya bir mahallede birlikte yaşayan bir grup insan, çok küçük bazı farklılıklarından ötürü (bu farklılıklar ille de olumsuz özellikler olmak zorunda değildir), içlerinden birisini, bilinçli/kasıtlı olmaksızın kurban olarak seçerler ve giderek artan bir tempoda onu beceriksiz, geçimsiz olarak algılamaya başlayıp itici davranışlarıyla bu kişiyi gerçekten de beceriksiz, geçimsiz, mutsuz, sorunlu bir insan haline getirirler; o kişiyi psikolojik ve fiziksel anlamda ciddi olarak zedelerler .
Zayıf kişilikli insanlar “güç”ten yana tavır takınarak, mobbing mağduruyla ilişkilerini en asgari düzeyde tutarlar, … read more…
mobbing hakkinda daha fazla bilgi icin click click
MOBBİNGCİNİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Mobbingci antipatik kişiliklidir: Mobbingciler, genellikle kendi itibarlarını yükseltmek ve ihtirasları uğruna, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmezler. Aşırı denetleyici, korkak ve sinirli bir yapıya sahiptirler. Daima güçlü olma isteği içindedirler. Korku ve güvensizliklerini bir başkasına çamur atarak yenmeye çalışırlar. Kendi hasta kişiliklerini saklamak amacıyla diğerlerinin manevi gelişimini önleyecek şekilde güç kullanma eğilimindedirler. Bu nedenle hep ‘günah keçisi’ arayışı içindedirler.
Mobbingci ayrıcalıklı ve vazgeçilmez olduğuna inanır: Mobbingciler, örgüt hiyerarşisinde kendilerinin güç uygulama ayrıcalığına sahip olduklarını düşünürler. Gerilimden beslenirler ve stresli bir örgütsel iklim, en arzu ettikleri doğal çevreyi sağlar. Bunlar, yönetici olamadıkları gibi liderlik vasıfları da yoktur. Örgütte idareci olmak veya idarecilik pozisyonlarını korumak için çırpınıp dururlar.
Mobbingci narsist kişiliğe sahiptir: Mobbing yapan iş arkadaşları, birine daha iyi çalıştığı, daha çok sevildiği için içerleyebilir. Performansları kendilerinden daha iyi ve daha üretken biriyle kıyaslanacağı için, yetenekli olana karşı psikolojik şiddet uygulamayı tek çıkar yol olarak görürler. Bu nedenle, basamakları kendi adımlarıyla çıkmak yerine, yukarıdakini kendi seviyelerine düşürmeye çalışırlar.
Mobbingci düşmanlık yapmaktan kendini alamaz: Mobbingci örgüt hiyerarşisinin neresinde bulunursa bulunsun, başarıya azmetmiş bireylere karşı yıldırma politikası gütmeyi, önemli bir görev olarak görür. Ben merkezci ve egoist insanlar oldukları için, örgütsel etik değerleri hiçe sayar ve örgütsel çıkarları göz ardı ederler. Onlara göre örgüt ve çalışanlar onlar için vardır. Onların çıkarıyla örgütün çıkarı aynı anlama gelir.
Mobbingci, sadist kişiliğe sahiptir: Sadist ruhlu mobbingciler, yaptıkları eziyetten haz duyarlar. Özel ve toplumsal çevrelerinde dışlandıkları için, kurumsal kimliklerini kullanarak, astlarına ve bazen eşit statüdeki insanlara karşı çok saygısız, kaba ve saldırgan davranırlar.
Mobbingci, önyargılı ve duygusaldır: Duygusal taciz uygulayanların davranışlarının rasyonel temeli ve izahı yoktur. Mağdurun şiddete maruz kalması; dinsel, sosyal veya etnik bir nedene dayanabileceği gibi, gösterdiği yüksek bir performans, elde ettiği bir fırsat, beklenmeyen bir terfi veya ödül, mobbingcileri harekete geçirmeye yeter. Hatta onun sevmediği birine benzemek bile kurbana saldırı için bir neden olabilir.
Mobbingci kötü kişiliklidir: Kötü kişilikli mobbingciler için kendilerinin dışındaki herkes, ‘kendiliğinden değersiz’dir.
Mobbingci genellikle çalışkandır: Genellikle çalışkandır; ancak yaptığı her işi abartır, başkalarının işini ise küçümser. Sürekli işlerinin çokluğundan ve zorluğundan bahseder. Psikolojik şiddet uygulayabilmek için kendilerinin olmaması durumunda bu ‘çok zor ve önemli’ işleri yapacak kimsenin olmayacağını düşünürler read more…
Duygusal tacize uğrayan kişilerin daha çok pratik, zeki, işine bağlı, sorumluluk sahibi, kendini işine adamış, başarıya önem veren ve politik veya diplomatik davranmayıp olduğu gibi davranmayı tercih eden kişiler olduğunu vurgulayan Dereli, bu kişilerin kıskanıldığı, grubun çıkarlarına uymadıkları için böylesi olaylara maruz kaldıklarını bildirdi. Taciz uygulayanların, kendine güveni olmayan ve açık iletişim kuramayan kişiler olduğunu dile getiren Dereli, bu kişilerin daha çok kendini üstün göstermeye çalışan, ikiyüzlü, duyarsız, aşırı denetleyici, korkak, sinirli, korku ve güvensizliğini başkalarını alçaltarak kendini yükseltmeye çalışma gibi özellikleri olduğunu vurguladı. Tacize maruz kalan kişilerde güven kaybı ve kaygıyla birlikte iş veriminde düşüş görüldüğünü belirten Dereli, kaygı içinde olan kişilerin daha çok hata yaptığını, sinirlerine hakim olamayarak depresyona girdiğini ve intihara kalkıştıklarını söyledi.
Tacize uğrayan kişilerin kesinlikle kendilerini kurban rolünde görüp durumu kabullenmemesi gerektiğine dikkat çeken Dereli, ‘durumu idare edeyim’ düşüncesinin tacizciye fırsat vererek davranışların şiddetini artırarak devam etmesine neden olacağını kaydediyor read more…
we’ve been in Iraq — and the next president is going to be dealing with not only a triumphant China and a
retooled Europe but also the quiet rise of a “second world.”………….
To be sure, Turkish pride contains elements of an aggressive neo-Ottomanism that is in tension with some E.U. standards, but this could ultimately serve as Europe’s weapon to project stability into Syria, Iraq and Iran — all of which Europe effectively borders through Turkey itself. Roads are the pathways to power, as I learned driving across Turkey in a beat-up Volkswagen a couple of summers ago. Turkey’s master engineers have been boring tunnels, erecting bridges and flattening roads across the country’s massive eastern realm, allowing it to assert itself over the Arab and Persian worlds both militarily and economically as Turkish merchants look as much East as West. Already joint Euro-Turkish projects have led to the opening of the Baku-Tbilisi-Ceyhan pipeline, with a matching rail line and highway planned to buttress European influence all the way to Turkey’s fraternal friend Azerbaijan on the oil-rich Caspian Sea read more…
By Wally Bock , 2006
For centuries people have debated whether leaders are born or made. Several decades ago researchers started trying to answer the question. The debate goes on, even though we know the answer.
It turns out to be a little of both. Leaders are sort of born and they’re always made. Knowing the details will help you develop effective leaders for your company. read more
By Mitch McCrimmon, Ph.D. (2004)
The Leadership Challenge* by James Kouzes and Barry Posner is a very inspiring book that has understandably motivated a lot of people to rise to significant challenges in their organizations and other areas of their lives. While Kouzes and Posner provide a very thorough portrayal of a certain kind of leadership, their theory excludes a type of leadership that is increasingly vital in our knowledge driven world: Thought Leadership. The focus of Kouzes and Posner might be called Values Leadership. The former refers to how new ideas are generated and assimilated while the latter pertains to how we should live. Thought leadership has a factual basis while values leadership is normative. It is essential to develop a theory of thought leadership if we are to understand the impact of innovation on organizational success
and progress in life generally. It is not just that thought leadership is important in its own right, but that a one-sided concern with values leadership creates a distorted picture of leadership in general. The result is that Kouzes and Posner’s theory is at best a special case of leadership but, in fact, I believe it can be shown to be inaccurate in some very important respects if we want a general theory of leadership. read more
Liderin kacinilmaz sonudur yalnizlik… Zaten lider olmak demek yalnizligi goze almis olmak demektir ayni zamanda… Cogu zaman insanlarin hosuna gitmeyen ve zorlandiklari konularda harekete gecirmeye calismak bile toplumun disina yavas yavas (kimi zaman hizlica) itilmeyide beraberinde getirir… Ve cogu lider statusundeki kimseler bu yalnizligi goze alamayip surunun bir parcasi olmayi tercih etmektedir… Lider var-olusun es anlamidir ayni zamanda… Lider kimdir? sorusunun cevabi basitce; Lider adam gibi adamdir…denilebilir.
image source:flyweb.nl
By ANAHAD O’CONNOR

image source: poster.net
Leadership is not just for leaders anymore. Top companies are beginning to understand that sustaining peak performance requires a firm-wide commitment to developing leaders that is tightly aligned to organizational objectives — a commitment much easier to understand than to achieve. Organizations must find ways to cascade leadership from senior management to men and women at all levels. As retired Harvard Business School professor John P. Kotter eloquently noted in the previous issue of strategy+business, this ultimately means we must “create 100 million new leaders” throughout our society. (See “Leading Witnesses,” s+b, Summer 2004.) read more
By Marshall Goldsmith (2005)
The corporate credo. Companies have wasted millions of dollars and countless hours of employees’ time agonizing over the wording of statements that are inscribed on plaques and hung on walls. There is a clear assumption that people’s behavior will change because the pronouncements on plaques are “inspirational” or certain words “integrate our strategy and values.” There is an implicit hope that when people — especially managers — hear great words, they will start to exhibit great behavior. read more
by Marshall Goldsmith on January 21, 2008
I lead a group of technically and intellectually gifted managers. Although I appreciate their brilliance, their need to constantly display this brilliance can be annoying. Any suggestions?
One of the classic interpersonal challenges I see in brilliant, technically gifted people is their desire to “add value,” especially to other people’s ideas.
When does this occur? read more
Liderlik üzerine birçok yazı yazılıp çiziliyor. Liderlerin tipik özellikleri arasında toplumların genelinden farklı düşünebilme ve hareket edebilme özgüvenlerinin olduğunu görüyoruz. Bu aslında o kadar da kolay bir durum değil. Büyük cesaret gerektiriyor. Herkesin “evet” dediğine, dışlanma ihtimalinize karşı “hayır” diyebilmenizi ve hareket yönünüzü büyük bir dirence karşı bile olsa değiştirebilmenizi gerektiriyor. devami icin…
Good leaders are made not born. If you have the desire and willpower, you can become an effective leader. Good leaders develop through a never ending process of self-study, education, training, and experience. This guide will help you through that process. read more
Equilibrium adli film gercekten cok etkileyici … Zaman zaman Matrix’i cagristirmiyor degil… Fakat Matrix’deki felsefe yogunlugun bu filmde olmadigida asikar. Film basitce tek bir fikir uzerine insa edilmis gibi… Duygularin olmadigi bir toplum olusturmak… Ve boyle bir toplumda hayat nasil olurdu? read more…

By JEFF ZELENY
Recent Comments