You are currently browsing the monthly archive for November, 2007.

Bir lider hep sırtları ezerek yükselmiş ise , birgün bastığı sırtların ayakları altında ezilecektir elbet!

Lider ileriyi gösterdiğinde bireyler geriye doğru bakar ve hızlıca bir güvenililirlik analizi yaparlar. Lider ilerlerken yol arkadaşlarında azalma oluyorsa bunun iki sebebi olabilir. Ya gösterilen hedefin aşılması çok zordur, yada lider güvenilmez biridir. Etkili bir lider ilerlerken yolun zorluğunu minumum seviyede hissettirebilendir. Dolayısıyla lider ilerlerken yalnız kalıyorsa geriye tek bir sebep kalır “lider güvenilmez biridir” read more…

Kouzes ve Posner (2003) gore, bireyler yoneticilerinin guvenilir oldugunu dusunduklerinde”

* Bulunduklari organizasyonun bir parcasi olmaktan gurur duyduklarini diger insanlara anlatirlar

* Guclu bir takim ruhu hissederler

* Sahip olduklari degerler ile organizasyonun degerleri arasindaki tutarliligi gorurler

* Organizasyona baglilik ve sadakat hissederler

* Organizasyona karsi bir sahiplik duygusu hissederler.

Eger bireylerin liderlerine karsi guvenirlilik konusunda supheleri var ise veya diger bir ifadeyle yoneticilerine karsi dusuk seviyede bir guven duyarlarsa:

* Sadece ciddi seviyede kontrol edilirlerse uretken olabilirler

* Oncelikli olarak para ile motive olurlar

* Insanlara calistiklari organizasyondan memnun olduklarini ifade etselerde, ozelde farkli dusunurler

* Bulunduklari organizasyon sorunlar yasamaya baslarsa ilk firsatta farkli is arayisina girerler.

- Kouzes, J., & Posner, B. (2003). Credibility. San Francisco: Jossey-Bass.

Bir önceki yazımızda lideri tanımlarken “Gerektiğinde bedel ödemeyi göze alan, sorumluluğunun bilincinde olan kimselere “lider” denilebileceği gibi en dar çerçevede aile reiside (bay veya bayan) bir liderdir” demistik. Kısacısı, liderlik denildiği zaman en geniş çerçeveden (ülke veya bir kurum) en dar çerçeveye (aile) bireyler arasında bir etkileşimin olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle bir veya iki kişiyi dahi etkileyip bir amaç veya hedefe yönlendirebilme etkinliğini gösterebiliyorsanız size lider denilmemesi için hiç bir sebep yok demektir. Fakat, büyük bir kesimin henüz 3-4 yaşındaki çocuklarına dahi söz geçiremediği bir ortamda, bu iş (liderlik) her baba-yiğidin harcı olamamaktadır. Açıkçası, kendine dahi söz geçiremiyenlerin başkasına uzun vadede söz dinletebilmeside söz konusu olamamaktadır.

Liderlik pozisyonunda olan bir kişi etki ettiği veya etkilediğini düşündüğü ortamlarda (aile, kamu veya özel sektör) ortaya çıkan problemleri nasıl algılamalıdır? Kişiler istenilmeyen davranışlara girdiklerinde (ortak amaçtan sapma olduğunda)bu durumun bazı sebepleri bulunmaktadır. Bunlar bireylerin,

1.         Dikkat çekme arzusu, 

2.         Güç elde etme tutkusu,

3.         Oç alma duygusu,

4.         Beklentileri karşılayamama, şeklinde sıralanabilir.

Lider etkin olduğu grup içinde sadece sınırlı sayıda insanlarla etkileşim içine giriyor ve grubun büyük bir kısmını gözardı ediyorsa, dikkate alınmayan o bireyler dikkatleri üzerlerine çekmek isteyecektir. Başarı elde ederek dikkati üzerine çekmek uzun vadeli bir süreç olduğu için, dikkate alınmadığını düşünen kimseler daha kısa sürede dikkatleri üzerlerine çekebilmek için istenilmeyen davranışlar sergileyeceklerdir.  Çözüm? Liderlik konumundaki kimseler grubun her bir ferdini (nasıl olucağı liderin becerisine bağlı) bir şekilde önemsediğini göstermek zorundadırlar.

İkinci sebep olarak güç elde etme tutkusu demistik. Lider elindeki gücü takipçileriyle paylaşmıyorsa kişiler liderin hiçde hoşuna gitmeyecek yanlışlıkları doğal olarak sergileyecektir. Liderin etkinliğinin süresi gücünü paylaşmasıyla doğru orantilidir. Gücü hep kendine saklayan liderlerin uzun vadede etkin olabilmesi söz konusu olamamaktadır. Bu gibi durumlarda takipçilerle lider arasında açık- gizli bir güç mücadelesi başlar ve bundan en büyük zararıda genelde lider görür. Kısacası, paylaşılamıyan bir lider olmanın yolu, elindeki gücü paylaşmaktan geçmektedir.

Üçüncü sebep öç alma duygusu demistik. Liderin yapmış olduğu yanlışlıklar kişilerin içindeki kinin yada öç alma duygusunun büyümesine sebep olabilir. Yukarıda sıraladığımız ilk iki sebep doğrultusunda arzusunu gerçekleştiremiyen bireyler durumu daha da kötüleştirmek adına üçüncü aşamaya (öç alma, kin)  geçebilirler. Sezgileri güçlü bir lider durum daha da kötüye gitmeden gerekli olan önlemlemleri alabilmelidir.

Son olarak, kişiler kendilerinden bekleneni gerçekleştiremedikleri durumlarda da bazı davranışsal yanlışlıklara girebilirler. Liderin etkin olduğu insanların sınırlarını kestirebilme yetişi sayesinde problemler büyümeden çözülebilir. Tabii ki öncelikle liderin kendi sınırlarını bilmesi gerekmektedir. Aksi durumlarda hayil kırıklığı kaçınılmaz olmaktadır.

Sonuç olarak, lider etkin olduğu çevrede (aile, iş, okul) sorunlarla karşılaşıyorsa nedenini yukarda sıralamış olduğumuz sebeplerde aramalıdır. Lider gelen sinyalleri doğru algılayamadığı sürece yanlış sinyal göndermeye devam edecek ve başarısızlık kaçınılmaz olucaktir…

Einstein önyargılari parçalamanın atomu parçalamaktan daha zor olduğunu soylerken, bilimsel bir gercekliğin yaninda özellikle sosyal bir gercekliği vurgulamiştir. Yerleşik bir anlayişi, perspektifi, veya yargiyi değistirmeye çalişmanin bedelinin, dokuz köyden kavulmayi göze almak olduğunu hepimiz biliriz. Bu bedeli ödemeyi göze alamayanlar sayesindedir ki  yanlişlar göğsünü gere gere arz-ı endam ederken, doğru uzattiği elini tutacak doğrucu Davud’larını bekliyor.

Gerektiğinde bedel ödemeyi göze alan, sorumluluğunun bilincinde olan kimselere “lider” denilebileceği gibi en dar çerçevede aile reiside (bay veya bayan) bir liderdir.

Authors

Blog Stats

  • 22,512 hits

a